17 Temmuz 2025 Perşembe

Hallo Alles...

 Tam 1 yıl olmuş son yayınımdan bu yana... 

Güneş 2 yaşına girdi. Ben 41 yaşıma girdim. İnanamıyorum...

Zamanın kalitesi nasıl da değişiyor her şeyle...

Örneğin ben şimdi sıkı bir şekilde Almanca çalışıyorum. Ama ülkede yer yerinden oynuyor. Her yerde yangınlar, maden var diye yok edilen kıymetli doğa, suçsuz yere tutuklu olan insanlar, geleceğini güvenli göremeyen bizler...

Almanca öğrenme sebebim hem bir dil edinmek hem de Güneş için farklı bir yaşam rotası çizmekti.

Şimdi sanki benim için çıkış kapısı gibi bir hâl aldı bu lisan. Aynı zamanda İngilizcemi de geliştirmeye çalışıyorum. Almanya "sizi istemezük" derse, rotamız yeniden oluşturulsun istiyorum.

Son bir yılda her şey değişti.

 Ben de...

Güneşin 22.ayında odasını ayırdık, artık kendi odasında uyuyor, oynuyor...

Ve kendiliğinden oluşan şartlarla ve kolaylıkla emzirme sürecimizi bitirdik. Üstelik ikimiz de o emzirmenin son olduğunu bilmedi. Çünkü hastaydım ve yatar pozisyona sürekli öksürüğüm için bir kaç gece Babası uyuttu. o da buna itiraz edemedi, çünkü hasta oluğumu görüyordu. 3 geceydi sanırım emziremedim. Sonra bir gün "Anne meme!" dedi. "Kuzum memede süt bitti!" dedim. Çok sakin ve meraklı bir ifade ile "Bitti mi? Süt bitti mi?" dedi. Ben de "evet, artık emzirme yok. Annenin memesi artık sadece Annene ait. Sen zaten her şeyi yiyorsun, süte ihtiyacın yoktu." dedim. 

Ve böylece ağlama, sızlanma olmadan, ikimizde hırpalanmadan bitiverdi.

İkimizde o emzirmenin son olduğunu bilmedik. iyi ki de bilmedik... Ben düşününce bile kötü oluyordum, nasıl bitiririm diye kafamda senaryolar yazıyordum. Ama Yaratıcı ve muhteşem evren bana yine kolaylıkla geldiler.

Ol dediler e oluverdi...

Hayatımda her şeyin böyle kolaylıkla olmasını seçiyorum.

Bu haftasonu Güneşimizin odasını boyuyoruz. İsmine yaraşır bir renk seçtik. Bakalım nasıl olacak...

Çok mutluyum.

Tüm olanlara rağmen, hayat etrafımızda inanılmaz bir hızda ve setlikte eserken içinde bulunduğum durumu seviyorum.

Kızımı, Eşimi, Kedilerimi ve en çok kendimi seviyorum.

40 yaşımda bambaşka bir dil öğrenmeye kalkışacak kadar kararlı olmamı seviyorum.

Doğru adamı araya araya yılmadan bulmamı seviyorum.

Dünyanın en güzel Güneşini her gün parlatmak için çabalayabilen hevesimi seviyorum.

Düşüp düşüp de yeniden kalkabilmemi seviyorum.

hayal etmekten asla vazgeçmememi, hayallerim için çaba da harcıyor olmamı seviyorum.

Dünya kendi yörüngesinde ve dengesinde hareket ederken kendi yörüngemi ve dengemi bulabilmeyi seviyorum.

Kendime renkli yarınlar, bugünler ve hatta dünler yazıyorum. Kimsenin bunu karartmasına izin vermeye de niyetim yok.

Dünler yazmak ne demek diyebilirsiniz. Geçmiş değiştirilmez diyebilirsiniz.

Değiştirilir. ..

Olaylar değil onların sizde yarattığı değiştirilir. Affedersiniz kendinizi, olayın oluşunu anlar ve serbest bırakırsınız öfkelerinizi, kırgınlıklarınızı, kızgınlıklarınızı, hayal kırıklıklarınızı ve diğer duyguları. Onları görür ve onarırsınız. Ve önünüze bakarsınız, geride renkli yarınlar olur.

Siz yaşadıklarınızdan dersler alır, devam edersiniz.

İyileşirsiniz, özgürleşirsiniz...

Sonuç olarak,

Ben yapamam değil, yapabilirim dediğiniz her şey olmak için orada sizi bekliyor. 

Sevgiyle ve Sağlıkla kalın...






onsuz bitiremezdim...